Bir şirket ancak “ik yönetimi” kadar güçlüdürl

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Bizdeki Telekom’un Amerika’daki karşılığı olan ‘ITT’de (International Telephone&Telegraph Corp.) uzun yıllar başkanlık görevinde bulunan Harold Geneen’in ilginç bir tespiti var. Şöyle diyor Geneen: “Bir şirkette ‘İK (insan kaynakları) yönetimi’ ne kadar yüksek nitelikler taşıyorsa, alınan sonuçlar da her zaman o kadar yüksek olur!”

Bu karizmatik adam yıllarca süren CEO’luk görevinde bu ifadeyi bir yaşam felsefesi haline getirdiğini anlatır kitaplarında.

Ona göre bir kurumun deneyimler sonucu elde edilmiş çok ayrıntılı bir İK politikası olmalıdır. Felsefi bir çağrışımla her kademeden insanın kolayca kavrayabileceği yalınlıkta anlatılmalıdır bu süreç. Öyle ki İK politikası, kuruma her an yeni bir ivme vermeli, çalışanların zihin dünyasında keskin bir imaj yaratmalıdır. Organizasyonun önem skalasında ‘İK’nın neden en başa oturtulduğu insanlara sürekli hissettirilmelidir.

‘İK’sı güçlü şirketi kriz etkilemez
Bunları okuyunca Amerika’da Ford işletmelerine yerleşmiş şu sözün niçin hâlâ söylendiğini daha iyi anlıyorum: “Ford kurumlarında ‘İK yönetimi’ tek bir amaç için çalışır: Her departmanda sürdürülebilir bir değişimin inşası için!”
Son dönemlerde zora giren GM’nin (General Motors) CEO’su Fritz Henderson’ın itirafı da yine bu anlayışla ilgili. Şöyle diyor müstafi CEO: “İnsanlara heyecan aşılayacak sihirli bir ‘İK’ anlayışına sahip olamadığımız için bu krizde çok zorlandık!”
Son dönemlerde ‘İK’ realitesini keşfeden kurumsal firmalarda şirket amaçları yavaş yavaş değişiyor. Çoğu firmanın kurucusuna ya da tepe yöneticisine atfedilen sihirli değneklerin çoğu toprağa gömülüyor. Herkes biliyor ki güç artık ‘İK’nın elinde!
‘İK yönetimi’ edilgen değil, etken bir konuma geldi. Personel kayıtlarını tutan, çalışana alışılmış eğitim konferansları organize eden sıradan bir personel yönetimi değil artık burası. Bir şirketin ancak İK yönetimi kadar güçlü olduğu çoktan ortaya çıktı.

Varlık yönetiminde önce insan
Şirketlerin tüm hazinesinin makine, teçhizat, arazi vb. olmadığı anlaşıldığından bu yana İK en değerli departman olarak organizasyondaki yerini almış bulunuyor. Bugün dünya çok değişti. Bir zamanlar şirketlere teknokrasi egemendi. Her şey teknolojiden beklenirdi. Sonra finansçı ve maliyecilerin yıldızı parladı. Günümüzde ise her şey pazarlamacılardan bekleniyor. Ama perde gerisinde daima ‘İK’ var. Pazarlama teknisyenleri tüketicilerin istatistik değil, birer insan olduğunu keşfetti. Böylece ‘İK yönetimi’ birden önemli hale geldi.
Beklentim o ki, yakın bir gelecekte CEO’lardan sonra en karizmatik yöneticiler İK yönetiminin başına geçecek. Nitekim şimdiden büyük kurumlarda İK bölümüne özel bütçeler ayrılıyor, yönetici havuzlarında geleceğin liderleri yetiştiriliyor. Onların dediği bir yasa kadar önemli ve de kurallarının yaptırım gücü çok yüksek.

İnsan mühendisliğine doğru
Peki, bizde İK yöneticileri bu kadar güçlü mü? Çoğu patron ve CEO yetki göçermesinden korktuğu için insan seçiminde kendi deneyim ve sezgilerine önem veriyor. Oysa devir çoktan değişti. En az pazarlamacılar kadar tüketici psikolojisini bilen, sosyal değişimleri gözleyebilen uzmanların bulunduğu bir İK yönetiminin iktidarda olması şart.
‘İK’nın onayı alınmadan yapılan atamalarda her geçen gün defolar artıyor, elmalar çürük çıkıyor. Çalışma sosyolojisini bilen, işletme pedagojisine aşina İK yöneticilerine yetki devri yapılmadan bu sürecin realize edilmesi çok zor.
Ne yazık ki bizde İK yönetimine daha çok bilinen kalıplarda, işletme psikolojisine aşina olmayanlar getiriliyor. Başta Amerika olmak üzere Batı ülkelerinde insan psikolojisi adına birçok diplomaya sahip yöneticiler rol alıyor oysa.
Onlar yalnız personelin değil, tüketicinin gereksinimlerini de biliyorlar. Davranış psikolojisi alanında uzman olmak şart! İç kamuoyu için yüksek amaçlar icat edip onları yaşatmak lazım. Bir bakıma şirketin vizyonunu hayata geçirenler doğrudan İK yöneticileri.
Burada söylenecek son sözse şu: ‘Küresel ekonomide bir şirketin geleceği sadece pazarlamacıların değil, ondan da fazla ‘İK’cıların yeteneğine bağlı!’

Not Defteri
“Bir şirket sahip olduğu elemanlarının zekâsı, hayalleri ve vizyonu kadar güçlü ya da zayıftır.”
Edward G. Harness

Yazar: Nur Demirok
Kaynak: http://www.referansgazetesi.com

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Leave A Reply