Mozart etkisi zekayı nasıl etkiliyor?

0

Klasik müzik dinlemenin, özellikle de Mozart dinlemenin zeka gelişimi olumlu yönde etkilediğine dair iddialar gerçekçi mi, yoksa abartıdan mı ibaret? Mozart dinleyen bebekler daha zeki mi olur? Yoksa müzik tercihleri ile zeka gelişimi arasında doğrudan bir bağ yok mudur?

Mozart dinleyen bebekler daha zeki olur mu?

Araştırmacılar, klasik müzik dinlemenin, beyin gelişimi açısından herhangi başka bir müzik çeşidine kıyasla üstünlük sağlamadığını belirtiyor. Hatta bireylerin kişisel müzik tercihlerinin Mozart dinlemekten daha olumlu sonuçlar doğurabileceği konuşuluyor.

Hangimiz dünyaya gelecek çocuğumuzun daha zeki olmasını istemeyiz? Pek çok anne baba, bu yolda ellerinden geleni yapmak için her zaman hazırdır. Hamilelik esnasında sağlıklı yiyecekler yemeye, spor yapmaya, sağlığımıza dikkat etmeye özen gösteririz. Ancak, bu doğru davranışların yanı sıra, bebeğimizi daha zeki yapacağına inandığımız boş efsanelerin peşinde de koşarız. Üstelik bu koşturma bebeğin büyütülmesi sürecinde de devam eder. Bebek doğmadan ve doğduktan sonra ona klasik müzik, özellikle de Mozart dinletmek işte bu efsaneler arasında ilk sıralarda yer alır. Dahi müzisyen Mozart’ı dinlemek acaba çocuklarımızı da onun gibi dahi yapabilir mi?

Sağlıklı bebeklerin anne karnında ya da dünyaya geldikleri andan itibaren sese tepki vermeleri, herkes tarafından bilinen ve gözlemlenebilen bir gerçektir. Diğer yandan, her anne adayının ya da her annenin, bebeğinin gelişimine katkı sağlayabileceğini düşündüğü herhangi bir konu üzerinde, çok fazla düşünmeden harekete geçmek istemesi ise, içgüdüsel olarak açıklanabilir. Bu bilgiler doğrultusunda, doğum öncesinde ya da bebeklik döneminde klasik müziğin, özellikle de Mozart dinlemenin, bebeğin zihinsel gelişimini olumlu yönde etkilediği, hatta zekâsını artırdığı (Mozart etkisi) düşüncesi, çeşitli toplumlarda anne adayları ve anneler tarafından hiç sorgulanmadan kabul edilmiştir.

Mozart etkisi endüstrisi

Konuyla alakalı CD’ler, kitaplar, dergiler, daha bebek doğmadan annenin karnına bağlanıp müzik yayını yapan araçlar ve internet sitelerinin yaygınlaşması “Mozart etkisi endüstrisi” oluşmasına yol açmıştır. Görsel ve yazılı medyanın da etkisi ile “Ortalama sağlıklı bir bebek, Einstain’a dönüştürülebilir” fkri pek çok kişi tarafından kabul görmüş, bu süreçte de onlara klasik müzik dinletilmesi efsanesi ortaya çıkmıştır. Peki, gerçekten Mozart etkisi var mıdır? Ya da Mozart etkisinin bilimsel gerçekliği nedir? 1993 yılında Nature adlı bilimsel dergide yayımlanan bir araştırmada, yalnızca 10 dakika Mozart piyano sonatları dinleyen üniversite öğrencilerinin Stanford Binet Zeka Testi’nin parçası olan bir takım uzamsal akıl yürütme testlerinde, sıradan rahatlatıcı müzik dinleyen kontrol grubu öğrencilerine kıyasla daha başarılı oldukları iddia edilmiştir.

“Mozart etkisi” kavramı, özellikle bu çalışmadan sonra ortaya çıkmış ve Mozart dinlemenin IQ’yu 8-9 puan yükselttiği iddialarını gündeme getirmiştir. Ancak, devam eden bilimsel araştırmalar, bu iddiaların doğru olmadığını, akıl yürütme becerilerindeki olumlu etkilenmenin Mozart sonatlarını dinledikten hemen sonra, çok kısa bir süre için ortaya çıktığını göstermektedir. Araştırmacılar, klasik müzik dinlemenin, beyin gelişimi açısından herhangi başka bir müzik çeşidine kıyasla üstünlük sağlamadığını belirtmiştir. Hatta bireylerin kişisel müzik tercihlerinin Mozart dinlemekten daha olumlu sonuçlar doğurabileceği sonuçları bile ortaya atılmıştır.

Olumlu etkiler

Konu ile ilgili yapılan çalışmaların ardından, müzik dinlemenin etkisi olmasa bile, piyano/keman çalmak, şarkı söylemek gibi erken yaşlarda edinilen müzik deneyimlerinin uzun sürede bilişsel gelişim üzerinde olumlu etkilerinin görülebileceği gerçeği gündeme gelmiştir. Yapılan araştırmalar, yaşamın ilk yıllarında müzikle ilgili deneyim elde etmiş bireylerde, seslerin sinirsel işleyişinin, bu yıllarda hiç bir müzik deneyimi olmayan bireylere göre daha iyi geliştiğini göstermiştir. Örneğin, araştırmalar, erken yaşta yukarıda belirtilen şekillerde müzik deneyimi edinmiş yetişkinlerin, kalabalık ve gürültülü ortamlarda bile konuşmaları anlamakta çok fazla güçlük çekmediklerini göstermiştir.

Psychological Science dergisinde yayınlanan bir araştırmada, deney grubunda klavye ve koro çalışması yaptırılmış çocuklar bulunurken, kontrol grubunda ise drama yapan ve hiç bir müzik deneyimi olmayan çocuklar bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, klavye ve koro grubundaki çocukların IQ skorlarındaki ortalama artış, kontrol grubundaki çocuklara göre anlamlı seviyede fazla olmuştur. PISA skorlarında hep üst seviyelerde yer alan ülkelerde, insanların hayatında müzik eğitimine verilen önem ve eğitim programlarında müzik etkinliklerinin önemli yer tutması, o ülkelerdeki öğrencilerin başarılı olmasını etkileyen faktörlerinden biri olabilir. Bebeklere doğmadan ya da doğduktan sonra özellikle Mozart dinletmenin, onların bilişsel gelişimine bir zararı olmamakla beraber, faydasını gösteren bir bulgu da bulunmamaktadır. Ancak, bu efsaneyi kullanıp, ebeveynlerin iyi niyetlerini suistimal eden ticari firmaların yanlış yönlendirmelerine de alet olmamak gerekmektedir.

Tüm bu bilgiler doğrultusunda, müziğin çocuğun gelişimini uzun solukta sağlıklı bir biçimde desteklemesini isteyen ebeveyn ve öğretmenlere verilebilecek bir takım öneriler şu şekilde sıralanabilir:

1. Çocuklarımız müzik dinlemek kadar müzik etkinliklerinde aktif olarak yer almaya da yönlendirilmelidir.

2. Çeşitli etkinliklerle, çocukları sesleri tanıma, ayırt etme, yorumlama ve çeşitli seslere anlamlar yükleme konularında destekleyiniz.

3. Müzik performansları, bireyin kendi fikirleri ile başkalarının duyguları arasında bağlantı kurabileceğinden, çocukları müzikle ilgili performans deneyimleri konusunda cesaretlendiriniz.

4. Çocuklara farklı dinleme deneyimleri sunarak (örneğin, çeşitli müzik aletlerinin seslerini dinlemek, doğayı dinlemek gibi), onların hayal güçlerini, farkındalıklarını ve algılarını geliştiriniz.

5. Okul müfredatları genellikle çocukları birlikte çalışmaktan ziyade bireysel çalışmaya yönlendirmektedir. Ancak, günümüzde yetişkinlerin işbirliği içerisinde, ortak kararlar alarak çalışması, nitelikli çalışan özellikleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle, çocuklara işbirliği içerisinde çalışabilecekleri müzik etkinlikleri (örneğin, ritim çalışmaları, kendi müziklerini oluşturma, performans deneyimleri gibi) hazırlayıp, uygulayınız.

Yazar: Prof.Dr. Kürşat Çağıltay ve Arş. Gör. Simge Yılmaz
Kaynak: http://www.herkesebilimteknoloji.com

Paylas

Konuya Yorum Ekleyin