Özgeçmişinizle Dikkat Çekin

0

Özgeçmişinizle Dikkat Çekin

Evet, Sonunda tam da istediğiniz sektörde istediğiniz şirkette sizin için yaratılmış olduğunu düşündüğünüz o pozisyonda bir iş ilanı buldunuz – akıllı ve sorumluluk sahibisiniz, ve mülakatın da çok iyi geçeceğinden şüpheniz yok. Tebrikler! Peki, istediğiniz iş teklifini alabilmeniz için daha ne yapmanız gerekiyor?

Öncelikle, diğer adaylar arasında fark yaratacak ve mülakat aşamasına gelmenize yardımcı olacak bir özgeçmişe sahip olmalısınız. Size tecrübeyle destekli özgeçmişlerle ilgili verebileceğimiz en iyi tavsiye, işverenin neye ihtiyacı olduğunu, ne istediğini çok iyi kavramanız olacaktır. Başvurunuzu yapmadan önce, iş tanımını ve pozisyon için istenen özellikleri – ki çoğu zaman iş ilanında belirtilir – öğrenin. Beklentileri ne kadar iyi anlarsanız, neden deneyimleriniz ve vasıflarınız ile bu pozisyon için biçilmiş kaftan olduğunuzu anlatmanız daha kolay ve ikna edici olacaktır.

İster halkla ilişkilerde olsun isterse bankacılık, danışmanlık gibi kariyer hedeflerinizi süsleyen herhangi bir sektörde olsun, kendinizi bir süreliğine işverenin yerine koyun. Şirket içinde iş ihtiyacının doğduğu pozisyonlar için en uygun adayları bulmakla görevli olan bu kişinin, aynı anda yüzlerce başvuru arasından değerlendirme yapmak zorunda olduğunu hatırlayın. Eğer şansınız yaver giderse, 20 ila 30 saniyede göz gezdirip de baktığı başvurular arasında sizinkini bir kenara ayıracaktır. İşte, onun için artık sıradanlaşmış olan bu hikayede, özgeçmişinizle fark yaratmak için bir şansınızın olduğunu da unutmayın.

Amacınız sadece onu etkilemekle sınırlı kalmamalı; aynı zamanda sizin de çok istediğiniz bu pozisyonda ihtiyaç duyulan deneyim ve özelliklere sahip olduğunuzu ona kanıtlayabilmelisiniz. Onun gözünde, gerek yaptıklarınız, gerek yurtdışında aldığınız eğitimle harika deneyimlere sahip mükemmel bir aday adayı olabilirsiniz. Ancak, bu parlak özgeçmişle bile X pozisyonu için uygun bir aday olup olmadığınızı sorgulamasına fırsat vermemelisiniz.

İşin püf noktasına gelirsek, eğer hakikaten bu işin sizin için yaratıldığını düşünüyorsanız, zaten istenilen özelliklerin ve isteğin sizde olduğundan eminsiniz demektir. Tek yapmanız gereken bu özelliklerinizi çekici bir paket haline getirip, pazarlamak.

Varmak istediğimiz nokta şu: İşverenin, sadece özgeçmişinize dahil ettiğiniz geçmiş deneyimleriniz ve özellikleriniz ile kendince sizi tanımlayan resmi çizmesine izin vermeyin. Her zaman resmin içeriğini kontrol etmek sizin elinizde olmalı. Bunu gerçekleştirebilmek için bizden size birkaç tavsiye:

Güzel bir ilk izlenim için mutlaka önyazınız olsun

İşbaşvurularınızda, özgeçmişinize önyazı eklemeniz en az özgeçmişiniz kadar önemlidir. Önyazıyı bir filmin fragmanı gibi düşünebilirsiniz. Aynen film fragmanlarında olduğu gibi, işverenin merakını uyandıracak ve daha da önemlisi sizin istediğiniz yönde sizden bir tat bırakmak gibi gücü olan bu önyazı ile değerlendirmeye alınmadan önce kendinizi vitrine çıkarmış oluyorsunuz. İyi bir önyazı, sizi neden bu işe alalım sorusuna kısaca cevap verebilmelidir. Sorunun içindeki gizli sorulara tekrardan göz atalım: Neden siz? Ve neden bu iş? Tüm bunların ışığında, önyazı bölümünde özelliklerinizi, deneyimlerinizi ve yeteneklerinizi pozisyonun ihtiyaçları doğrultusunda masaya sermelisiniz. Yeni mezunlar ve kısıtlı deneyimi olanlarınsa kariyer hedeflerini yazması da yeterli olacaktır. Yazacağınız etkileyici bir önyazı ile işverenin sizin hakkınızda çizeceği resme de yön vermiş olacaksınız.

Bir de önyazı yazmadan başvuru yaptığınızı düşünün ve bir kez daha kendinizi işverenin yerine koyup değerlendirmeyi bir de onun gözünden yapmayı deneyin: “Hmm, Aslı üniversitede Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun ama pazarlama departmanındaki pozisyona başvuruyor?” mu daha etkili olacaktır yoksa şu şekilde mi:  “Üç yıllık satış deneyiminden kendine kattıklarıyla pazarlamada kariyerine devam etmek isteyen sorumluluk sahibi takım oyuncusu. Proje yönetiminde yetkili ve X sektörü müşterileriyle profesyonel iş deneyimi. İleri derecede İngilizce ve Almanca ile yurtdışı müşterileri ile pozitif iş ilişkileri”

İşte bu kadar! Önyazınızı kısa tutmak kaydıyla istediğiniz gibi şekillendirip, işveren üzerindeki ilk izleniminizi kontrolünüz altında tutabilirsiniz. İnternet üzerinden rahatlıkla ulaşabileceğiniz önyazı örnekleri ile işverenin özgeçmişinizi okurken izleyeceği yolu profesyonelce çizebilirsiniz. Hatırlamanız gereken nokta şu; işverenin özgeçmişinizi okuyup da başvurduğunuz pozisyona ne açıdan uygun olup olmadığınızı anlamaya çalışması için zamanı ve isteği az olacaktır. Bu noktada, sizin göreviniz işverenin işini kolaylaştırıp onun da görmesini istediğiniz önemli noktaların altını çizmek olmalıdır.

Başvuracağınız her pozisyon veya sektör için özgeçmişinizi düzenleyin

Kulağa çok fazla uğraş gerektirecekmiş gibi gelse bile aslında özgeçmişinizin %90’a yakın çoğunluğu genel yapıda aynı kalacağı için, değişikliği sadece geriye kalan %10’luk kısım üstünde yapacaksınız. Başka bir deyişle, önyazınız ve geçmiş deneyimlerinizde altını çizmek istediğiniz noktalarda yapacağınız bu değişiklikler ile başvurduğunuz pozisyon için işvereni etkileme şansınızı yükseltiyorsunuz.

Örneğin, gözünüze X şirketindeki bir pozisyonu kestirdiniz. Amacınız şirketin içine o ilk adımı atmak olduğu için herhangi bir açık pozisyona başvurmak istiyorsunuz. Doğal olarak, pazarlama biriminde aranan özellik ile iş geliştirme birimindeki arananlar arasında farklar olacaktır. İnsan kaynaklarında iş gücü bulmadan sorumlu işveren, başvurulan pozisyonda aranan özellikleri bir bir bildiğinden, özgeçmisinizi ve önyazınızı bu beklentiler doğrultusunda harmanlamanız ikinci adım olan mülakata çağrılmadaki şansınızı daha da arttıracaktır.

Öneri: Bilgisayarınızda özgeçmişleriniz için özel bir klasör altında her bir pozisyon için alt klasörler kullanın. Ayrıca hazırladığınız her bir farklı özgeçmiş için şablonlarınızı da ayrı bir klasörde tutun. Dokümanları, kolay bulunması açısından isim, soyad ve güncellenme tarihini de dahil ederek adlandırın.

Önyazınızla özgeçmişinizin akışı tutarlı olsun

Yeni bir sektörde pozisyona başvurduğunuzda özgeçmişinizde yaratacağınız bütünlük ve akıcılık önem kazanacaktır. Örneğin, bugüne kadarki tüm deneyimleriniz sağlık sektöründe olmasına rağmen yeni başvurunuzda hızlı tüketim malları sektöründe rol almak istediğinize karar verdiniz. Bu sektör veya pozisyon değişimini yapabilmeniz için gerekli özveri ve özelliklerin sizde olduğunu biliyorsunuz. Tek yapmanız gerekense bu yetinizi işverenle doğru ve ikna edici bir şekilde paylaşabilmek. İşverenin, özgeçmişinize şöyle bir göz atıp hakkınızda gelişi güzel bir kanıya ulaşmasına izin vermeyin. Başka bir deyişle ilk izlenimin çok önemli olduğu iş hayatında, istediğiniz alanda iş bulamadığınız için bu pozisyona başvurduğunuzu düşünmesini istemezseniz. Neden böyle bir kariyer değişikliği yapmak istediğinizi ve bu pozisyon ve kariyer yolu için doğru aday olduğunuzu mülakata çağrıldığınızda açıklama şansınız olacaktır.

Bu, başvurduğuz her pozisyon için puzzle’ın bulunmaz parçası olmanız anlamına elbette gelmiyor. Ancak, deneyimleriniz ve becerilerinizle şirkete taze bir kan getirebileceğinizi anlatabilmeniz gerekiyor. Mutlaka başvurduğunuz pozisyon için aranan özelliklere göre adapte edebileceğiniz deneyim ve özellikleriniz vardır. Akılda kalıcı, pozisyona hitap eden ve sizi uygun aday konuma koyan kelimeler ve cümleler kullanarak mülakat yoluna giden kapıyı rahatlıkla açabilirsiniz. Ancak önyazınızı sadelik ve basitlik arasındaki farkı da göz önünde bulundurarak hazırlamanızda fayda olacaktır.

Sonuç olarak: İşveren özgeçmişinizi aldığında, istediğiniz pozisyona kendinizi pazarlamanız için 30 saniyeniz var. Sayfaya dahil ettiğiniz her bir özellik ve deneyimin etkileyici, ilginç ve pozisyon için uygun olduğundan emin olun. Ve mülakat için hazırlanmaya başlayın!

Paylas

Konuya Yorum Ekleyin