Türk deyımlerı ingilizcede!!!

0

REHA MUHTAR
SABAH

Sevgili okuyucular biliyorsunuz artık Avrupaya giriyoruz…
En geç 12-13 yıl içinde…

Yalnız mesele sadece Avrupaya girmek değil…
Kültür ve yaşam biçimimizi de Avrupayla entegre etmek…

Bunun için de dil bilmek gerekiyor… Eminim bir çoğunuz İngilizce biliyordur… Ama okulda okuduğunuz kurslarda öğrendiğiniz İngilizce, Avrupayla bütünleşmeniz için yetmeyecek…

Ben size öz be öz kendi kültürümüzü Avrupalılara anlatacak İngilizce deyimler sunacağım…

Hepsini hemen öğrenmeniz gerek… Kısa zamanda da kullanmanız dileğiyle…

My mother to be my wife: Anam avradım olsun…

Leave the door December: Kapıyı aralık bırak…

Where is the waiter who I put: Nerede bu koduğumun garsonu…

Clean family girl: İyi aile kızı…

Your hand is on the job, your eye is on playing: Elin işte, gözün oynaşta…

Sensitive meat ball: İçli köfte

Urinate quickly, satan mixes: Acele işe şeytan karışır…

There ise no saturation on her observations: Onun gözlemlerine doyum olmaz…

Man doesnt become from you: Senden adam olmaz…

Enter the desk: Sıraya gir…

Look my ram, I am Anatolian child, if I put, you sit: Bak koçum, ben Anadolu çocuğuyum. Bi koydum mu oturursun…

Master!!! Do something burning-turning in the middle: Usta!!! Ortaya yanar döner bir şey yapsana…

Exploded egypt has escaped my bosphorus: Boğazıma patlamış mısır kaçtı…

In every job there is a no: Her işte bir hayır vardır…

She is such a mothers eye girl: Çok anasının gözü bir kız…

Paylas

Konuya Yorum Ekleyin